İnsanın hayatının akışını bile değiştirebilecek güçteler.
Varsın boyun olmasın bir söğüdünki kadar. Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?
Cyrano de Bergerac, 17. yüzyılda yaşamış Parisli şair, oyun yazarı ve silahşor Savinien Cyrano de Bergerac'ın gerçek hayat öyküsünden esinlenilerek Fransız şair ve oyun yazarı Edmond Rostand tarafından yazılmış ünlü bir sahne eseri…
İlk dört sahne 1640'ta, beşinci sahne ise 1655'te geçer. Birçok kez sinemaya aktarılmış olan oyun, 1936 yılında bir kez de operaya uyarlanmış. 1897'de kaleme alınmış olan bu manzum oyun, Türkçeye ilk kez 1942 yılında Sabri Esat Siyavuşgil tarafından kazandırılmış.
Dizelerde kayboldum resmen, şayet benim gibi Adile Naşit ile Uykudan Önce programını izleyen bir neslin çocuğu iseniz Rüştü Asyalı’yı da iyi bilirsiniz. Biraz geçmişten dem vuracağım ama mutlaka izlenmesi gereken bir tirattan bahsedeceğim.
Ve onu seslendiren Rüştü Asyalı’nın unutulmaz tınısı…
Ne yapmak gerek peki?
Sağlam bir arka mı bulmalıyım?Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem!
Sözler nasıl ama? 17. yy dan 21. yy’a aynı sorgulama yok mu?
Gelin beraber okuyalım, belki de beraber şaşıralım; nasıl da zamanımızın izdüşümü olmuş, yaklaşık 400 yıl öncesinden.
Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret?
Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,
Taklalar mı atmalıyım?
İstemem! Eksik olsun!
Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret! Eksik olsun!
Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? Eleştiriden mi çekinmeli?“Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? İstemem! İstemem! Eksik olsun!
Korkmak, tükenmek, bitmek…Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?İstemem! Eksik olsun! İstemem! Eksik olsun!
Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek… Tek başına. Özgür olmak. Dünyaya kendi gözlerinle bakmak. Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak. Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak. Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek, İsteyince Ay’a bile gidebilmek. Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.
Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın. Varsın boyun olmasın bir söğüdünki kadar. Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?
Cyrano De Bergerac
İlk kez Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1942’de Türkçesi yayınlanmış olması da çok manidar.
84 yıl öncesi Milli Eğitim Bakanlığı’nın vizyonu ve tabiki Prof. Sabri Esat Siyavuşgil’in çevirisi günümüzü aydınlatmıştır.