Düşünme krizleri, Çin örneği, Konfüçyüs ve Li Dazhao-4
Bolşevizmin zaferi.
“Savaşın sona ermesinin gerçek nedeni, Müttefiklerin askeri gücünün Almanya'nın askeri gücü üzerindeki üstünlüğünde değil, Alman sosyalizminin Alman militarizmi üzerindeki zaferinde aranmalıdır.
Alman militarizmini Müttefikler değil Almanya'da uyanan bilinç yenilgiye uğrattı. Alman militarizminin başarısızlığı, Alman halkının değil, Hohenzollern1'in başarısızlığıydı.
Bu daha çok hümanizmin, barış, adalet ve özgürlük düşüncesinin, demokrasi ve sosyalizmin, Bolşevizm'in ve işçi sınıfının dünyadaki kızıl bayrağının ve 20. yüzyılın yeni eğiliminin bir zaferidir.
Bu başarı Wilson ve diğerlerinin meziyetidir demek yerine, Lenin'in, Troçki'nin ve Kollontai'nin, Liebknecht ve Scheidemann'ın meziyetidir, Marks'ın meziyetidir demek daha doğrudur. Dünyada bu büyük dönüşü kutladığımızda, katılımımız bir ülkeye veya bazı ülkelerdeki belirli bir gruba değil, tüm insanlık için başlayan yeni şafağa yönelik olacaktır. Bir askeri gücün diğerine karşı zaferini değil, demokrasinin emperyal rejim üzerindeki zaferini ve sosyalizmin militarizme karşı zaferini kutlayacağız.
Bolşevizm, Rusya'da Bolşevikler tarafından tutulan ilkelerdir. Bu ilkeler nelerdir? Bunu bir cümleyle anlatmak zor. Sözcüğün kökenine bakılırsa, 'çoğunluk' anlamını taşır. Bu partinin mükemmel bir temsilcisi olan Alexandra Kollontai'ye bir keresinde bir İngiliz muhabir Bolşevizm'in ne anlama geldiğini sorduğunda … “Bolşevikler ne yapıyorlarsa Bolşeviklik o anlama gelir” diye cevap vermiştir. Kolontai, kendisine Batı Avrupa'da devrimci bir sosyalist, Doğu Avrupa'da bir Bolşevik diyor ve Bolşeviklerin yaptıklarına bakıldığında, ilkelerinin devrimci sosyalizm olduğu, partilerinin devrimci bir sosyalist parti olduğu anlaşılabilir. Alman sosyalist (ve) iktisatçı Marks'a doktrinlerinin kurucusu olarak tapıyorlar. Amaçları, günümüzde sosyalizme engel olan sınırların ortadan kaldırılması ve sadece kapitalistlere kâr getiren bir üretim sisteminin yıkılmasıdır.
Tanıdıkları savaş, proleter kitlelerin dünya kapitalistlerine karşı savaşı olan sınıf mücadelesidir. Onlar, Bolşevikler, kesinlikle savaşa karşılar ama ondan korkmuyorlar. Tüm erkeklerin ve kadınların çalışmasını ve emekçilerin merkezi bir yürütme Sovyet konseyi tarafından yönetilen ulusal bir birlik içinde örgütlenmesini savunuyorlar. Bu Sovyet konseyleri tüm ülkelerde hükümetleri oluşturmalıdır. Artık kongre, parlamento, cumhurbaşkanı, başbakan, kabine, yasama organları ve yöneticiler olmayacak. Tüm kararlar işçi sendikalarının Sovyetlerinin sorumluluğunda olacaktır. Gelecekte tüm sanayi şirketleri, içinde çalışan kişilere ait olacaktır. Bunun dışında hiçbir mülkiyet hakkına izin verilmeyecektir. İşçi sendikaları dünyanın proleter kitlelerini birleştirecek ve tüm güçlerini bir araya getirerek özgür bir dünya yaratacaktır. Ancak önce Avrupa'nın tüm demokratik devletlerinden oluşan bir federasyon kurulacak ve bu bir dünya federasyonunun temelini oluşturacaktır. Bunlar Bolşeviklerin ilkeleridir. Bu, 20. yüzyılın dünya devriminin yeni itirafıdır.
London Times, Bolşevizmi bir kitle hareketi olarak değerlendiren ve böylece erken Hıristiyanlıkla iki benzerliği olduğu sonucuna varan Harold Williams'ın bir haberine yer verdi. Ona göre bu iki benzerlik, coşkulu parti ruhu ve kendi amacına olan sarsılmaz inançtır. Şöyle yazıyor: “Bolşevizm aslında bazı dini özellikleri olan bir kitle hareketidir. Kendisi yüce Tanrının varlığından şüphe duyarken, Bolşevizm'in ruhu teselli edebileceğini İncil'den canlı sözlerle bana açıklayan bir demiryolu işçisiyle tanıştığımı hatırlıyorum. Rus halkının tarihinde hiçbir zaman bir devlet dinine sahip olmadığını herkes biliyor, ancak bugün Rusya'da bu tür radikal partilerin büyük bir gücü yeni bir hareket halinde geliştirmek için birleşmek istediklerinin herkes farkında. Yoksul Bolşevizm için iyi haber, onun fikirleri dünyevi bir cennete giden en kısa yolu açıyor. Bu, çekiciliğinin ve otoritesinin bu basit ve çocuksu ilkelerde gizli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu partinin yazarlarının ve konuşmacılarının sözleri son derece cilasız olsa, Rus dilinin güzelliğini alıp götürse bile, kitleler üzerinde kilisenin anlaşılmaz ritüel dili ile neredeyse aynı etkiye sahip görünüyorlar.” Williams'ın sözleri, günümüz Rusya'sında Bolşevizm'in bir dinin otoritesine sahip olduğunu ve sadece günümüz Rusya'sını değil, kaçınılmaz olarak 20. yüzyılın tüm dünyasını da ele geçirecek bir kitle hareketi haline geldiğini kanıtlıyor.
1789 Fransız Devrimi, yalnızca Fransız halkının değil, tüm 19. yüzyıl insanlığının popüler duygularının dönüşümlerinin simgesiydi. 1917 Rus Devrimi, yalnızca Rusların popüler duygularının dönüşümünün değil, tüm 20. yüzyıl insanlığının duygularının dönüşümünün işaretiydi. Rus Devrimi, sonbaharın ani gelişini dünyaya ilan eden bir Paulonia ağacının2 düşen yaprağına benzer. Bolşevizm kelimesi Ruslar tarafından icat edildiyse de 20. yüzyılın insanlığının ortak bilinci yine de onun ruhunda ifade edilmektedir. Bu nedenle Bolşevizm'in zaferi, yeni ruhun zaferidir, 20. yüzyıl dünyasında tüm insanlığın kalbini ele geçiren ortak bir bilincin zaferidir."
Bu yazı Bolşevizmi Çin’e tanıtan ilk yazı olmasının yanında, Li’nin komünizmi neden Çin toplumu için bir kurtuluş reçetesi olarak sunduğunun da ip ucunu vermektedir. Buradaki kilit ifade Harold Williams’ın “Bolşevizm’in bir dinin otoritesine sahip olduğu” benzetmesidir.
Li, bu ifadeyle çöken ve bunalım içinde kıvranan toplumu ayakta tutmak için gereken düşünceyi bulmuştur. Konfüçyüs gibi yanan evi kurtaramaya çalışmıştır. Çözümü bulamamıştır belki ama toplumun yaşam rutinini koruyacak ve dağılmasını önleyebilecek bir planı yürürlüğe koymuştur.
Li Dazhao, bir aydının içinde bulunduğu dönemde karşı karşıya kaldığı temel sorunu gelenekten yardım alarak çözebileceğini gösteren ilginç bir örnektir ve gelişmeler hiç bilmediği bir ideolojiyi toplumuna kurtuluş reçetesi olarak sunarken ne kadar haklı olduğunu göstermiştir.
BAZI NOTLAR:
1 |
2 |
3 |
Yeni Gençlik Dergisi, 1916 Yeni Gençlik Dergisi, 1920 ABD Sosyalist Partisi Amblemi
Kaynak: Chinese Marxism in the Early 20th Century and Japan Ishikawa Yoshihiro,
https://chinajapan.org/articles/14/14.24-34ishikawa.pdf
Solda, Çhen Duxiu’nin Şangay’da bastığı Kasım 1920 tarihli Komünist Partisi Dergisi’nin (Gonghchandang) kapağı, sağda, İngiliz Komünist Partisi yayın organı The Communist’in Ağustos 1920 tarihli sayısının kapağı.
Kaynak: https://www.nippon.com/en/in-depth/d00699/
Li, dönemin diğer aydınları gibi Çin’i yeniden birleştirme amacı taşıyordu. Japonya’nın Almanya’nın işgal ettiği Çin topraklarının Japonya’ya bırakılmasını öngören Paris Anlaşmasına karşı 4 Mayıs 1919 Hareketini örgütlemesinin nedeni budur. Li, Rusya Komünist Partisi ve Komintern ile iş birliğine de gitti. Rusların Japon yayılmacılığına karşı Çin’le iş birliği yapma düşüncesini Çin’i yeniden birleştirecek bir dış destek olarak kabul etti. Ruslar, Çin Komünist Partisi ile Kuomintang arasında bir ittifak kurmayı önerdiğinde bu fikri ilk kabul eden kişi olmasının nedeni bunu Çin’i kurtaracak bir hamle olarak görmesidir.
Li’nin Marksizmi ve komünizmi Çin’e anlatma konusundaki fedakâr çalışmalarının, yaşadığı dönemde, Çin’de Marksizmin yaygınlaşmasını sağladığını söylemek mümkün değil. Çin Komünist Partisi ile Kuomuntang birleşme görüşmeleri yaparken Kuomuntang’ın 300 bin üyesine karşılık ÇKP’nin üye sayısı 100’e bile ulaşmışmamış olması bunun göstergesidir. Rusların, zayıf oldukları halde, ÇKP’yi desteklemelerinin sebebi muhtemelen partinin ismindeki komünist ibaresidir.
Li Dazhao, Çin’i yeniden birleştirmek için ülkenin kuzey bölgesine yönelik bir askeri harekât için hazırlık yaparken o bölgeyi elinde tutan askeri vali tarafından yakalanarak idam edilmiştir. Böylece, Konfüçyüsçü geleneğe uygun olarak hayatını topluma feda etmiştir.
Soldaki fotoğrafta; Lu Youyu, Li Dazhao ve Bayan Zhang Xiaolan. Lu ve Zhang Kuomintang’ın sol kanadındandır.
Fotoğraf, savaş lordu Zhang Zuolin tarafından üçünün infazından önce ibret olsun diye çektirilmiş, 1927.
Kaynak: https://min.news/en/history/31746c729d2a29d868cfce4382c71a4b.html
Baki Alkaçar
17.03.2026 09:31:00
-
1
-
2
Fatih Altaylı, beyin ameliyatına alındı
-
3
Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final heyecanı
-
4
İBB davasında mahkemeden flaş karar
-
5
Antalya'da kaymakamlık binasında rastgele ateş açtı
-
6
İlber Ortaylı'ya son veda
-
7
İran'dan 11 Eylül uyarısı: "Komplo hazırlığı içindeler"
-
8
Oscar sahiplerini buldu: Geceye "Savaş Üstüne Savaş" damga vurdu
-
9
İran'dan Trump'a Hürmüz resti: "Cesareti varsa gemileri geçirsin"
-
10
ABD Başkanı Trump: "NATO'yu çok kötü bir gelecek bekliyor"
-
11
Galatasaray, zirvede farkı açtı
-
12
Baykar K2 kamikaze İHA sahneye çıktı




