Zihnin susturduğunu beden anlatır
Zihin unutur ama beden kayıt tutar.
Günlük yaşamın yoğunluğu içinde duygularımızı görmezden geliriz çünkü yoğun hayat temposu yerine getirmemiz gereken sorumluluklarımızı öncelikli kılar. Hatta bazen duygularımızı değil, kendimizi bile arka plana atarız.
Beden biz yoğun tempoda her şeyi görmemezlikten gelirken ne yapar? Beden erteler mi? Hayır. Çünkü beden ve duygular arasında birbirini sürekli etkileyen çift yönlü bir bağ vardır. Duygular yalnızca zihinsel tepkiler değildir, bedende karşılık bulan etkilerdir.
Korktuğumuzda nefesimizin daralması, sevindiğimizde kalbimizin hızlanması ya da üzüldüğümüzde bedenimizin ağırlaşması bunun en doğal göstergesidir. Ama bu belirtiler sürekli oluyorsa… Sürekli tekrarlayan baş ağrıları, mide bulantıları, mide problemleri, göğüs çarpıntıları ve bitmeyen bir yorgunluk… Yapılan tıbbi değerlendirmelere rağmen bu şikâyetlerin belirgin bir nedeni bulunmuyorsa ve belirtiler zamanla daha kronik boyuta geliyorsa…
Bu belirtiler, çoğu zaman duygularımızla temas edemediğimizi ve kendimizden uzaklaştığımızı gösterir. Beden duyulmak ve görülmek için alarm verir. Çünkü görmezden gelinen her duygu, bedende kendine bir yol bulur. Çocuklukta bastırılan duygular, yeterince dinlenmemek, bazı hislerin ayıp ya da gereksiz sayılması; yetişkinlikte yoğun tempo, yüzeysel ilişkiler ve sürekli güçlü görünme haliyle birleşir. Hatta bazen “Dayanıklı, hiçbir şeyden etkilenmiyor” toplumda iyi bir işlev olarak bilinebilir ama bu durum, çoğu zaman duygularla kurulamayan temasın başka bir adıdır.
Ne yapmamız gerekiyor? İlk olarak sorulması gereken soru “Nasıl geçer?” değil, “Ne zamandır ve niye böyleyim?” olmalıdır. Bedensel tepkiler çoğu zaman düzenlenemeyen duygusal süreçlerin en görünür ifadesidir. Bu nedenle belirtileri kontrol etmeye çalışmak yerine, onları ortaya çıkaran duygusal örüntülere bakmak gerekir. Duygularla temas kurulabildiğinde ve bu temas sürdürülebilir hale geldiğinde, bedenin alarm verme ihtiyacı da azalır. Bazı durumlarda bu sürecin bir uzman eşliğinde ele alınması, bu temasın daha güvenli ve derinlikli kurulmasına katkı sağlar.
Psikolog Ayşenur Yuca
31.01.2026 13:52:00
-
1
İran'da 12 İsrail casusu yakalandı: Evlerinden Starlink çıktı
-
2
MSB açıkladı: Mehmetçik, Irak'tan çekiliyor
-
3
Karadeniz'de Türk gemisine İHA isabet etti
-
4
Dünya Kupası yolunda kritik maç: Rakibimiz Romanya
-
5
Pezeşkiyan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür mesajı: "Siyonist rejimi kınama konusundaki tutumu takdire şayan"
-
6
Hürmüz krizi Rusya'ya yaradı: Petrol gelirlerini artırdı
-
7
Eurofighter Typhoon'da kritik imza: Teknik destek süreci başlıyor
-
8
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı tahliye edildi
-
9
TÜİK, işsizlik oranını açıkladı: Türkiye'de kaç milyon işsiz var?
-
10
ABD ile İran arasında ateşkes mi imzalandı? 15 maddelik Kushner planı ortaya çıktı
-
11
Fikret Orman ve Burak Elmas gözaltına alındı: Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu
-
12
İzzet Yıldızhan'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı: Kubilay Kaan Kundakçı cinayetiyle ilgili tutuklanmıştı

