Bu savaş sona erdiğinde medeni dünyanın insanları, İran’da kız çocuklarının eğitim yaptığı okula atılan füzenin 165 öğrenci ve öğretmenin hayatlarının baharında yaşamadan korkunç ölümlerini hatırlayacaklar ve sorumlularını vicdanlarda mahkûm edeceklerdir.
Batı haber kanallarının tek yanlı yayınlarına rağmen ve üstün harp teknolojisi ve silahlarına sahip Amerika-İsrail ve müttefiklerine direnen İran onurlu bir barış olmadığı takdirde bu savaşın sonlandırılamayacağını üzülerek söyleyebiliriz.
Bu savaşın bir an önce bitmesini isteyen bir BABA olarak, yirmi yıldır Birleşik Arap Emirliği (Dubai) de çalışarak yaşayan oğlumun karşılaştığı riskleri her gün endişe ile takip etme önceliğimden gelmektedir. Çünkü Dubai İran’a en yakın ülkedir ve 50 km uzaklıktadır. Amerikalılara ait büyük 2 üs bulunmaktadır. Bu üsler devamlı hedef yerleridir.
Bu endişelerim karşısında bana oğlum şunları söyledi; "Merak etme Sayın Altunay (Baba demez bana böyle hitap eder). Ben Amerika’da okudum çalıştım, Kanada ve Avrupa’da çalıştım. Dünyada bu ülke kadar (UAE) her alanda güvenli bir ülke görmedim. İster kendi halkı (%20) olsun, isterse (%80) yabancı çalışan misafir yaşayanı olsun böyle mutlu ve güvenli hayatı başka bir ülkede bulamaz." Bizler bu güveni daha önceki yıllarda COVİD salgını sürecinde alınan muhteşem tedbirler, aksamayan sağlık hizmetleri ve boş kalmayan market raflarında gördük ve yaşadık.
Burada yaşayan yerel halk ve biz yabancılar resmi kaynaklara tam olarak güveniyoruz. Her gün yayınlanan UAE (Birleşik Arap Emirliği) SITUATION BRIEFING bülteninden en doğru ve gerçek haberleri okuyoruz.
Yaşadığımız bu günlerin önlemlerini bu ülke çok önceden tahmin ederek "Kriz yönetimi, kriz anında planlanmaz tersine çok önceden önlem alınır" felsefesi ile yola çıkmış ve dünyanın en uzun binası BURJ-KHALIFA inşa edilirken Dubai’yi ve binayı koruyacak savunma sistemlerini yerleştirerek, kamufle etmişlerdir. İşte bunlar devreye alınarak Dubai’ye gönderilen füzelerin %98’i havada yok edilmiştir.
Yirmi yıldır; kesilmeyen suyu (denizden elde ediliyor), kesilmeyen elektriği, kesilmeyen yavaşlamayan, sınır konulmayan İNTERNETİ, panik yapmayan ve sokağa dökülmeyen halkı, mükemmel gıda güvenliği, bütün ülkede telefon açıldıktan sonra itfaiye - ambulans - polis olay yerine 4 dakikada ulaşması, yerel polisin İngiltere’de olduğu gibi SİLAH taşımaması, SUÇ işleyenin derhal ülkeden uzaklaştırılması, para ile vatandaşlık satılmayan bir ülkede yaşamak (yaz sıcağı hariç) çok önemli bir ayrıcalık olsa gerek.
Harbin getirdiği risklerden panik duymuyorsun. Devreye sokulan savunma sistemlerini öğrenip sığınak aramıyorsun. Köpeğini, arabanı alıp yeraltı otoparkına saklanmıyorsun.
Dubai’nin petrolü yok. Ancak çok yüksek düzeyde planlama, vizyon, doğru insan kaynağı ile turizmde, ticarette, lojistikte, emlak geliştirme gelirlerinde ve devlet desteği ile en büyük BİTCOİN madenciliği yapan ve bankacılık sisteminin güvenirliği, sağlık sistemi ve bu sistem içinde doktor ve sağlık personelinin kalitesi karşısında, bizler savaşın olumsuz yönlerine rağmen güvenli ve huzurluyuz. Beni merak etme Sayın Altunay" dedi.
Kimilerine göre bu savaş yeni bir Haçlı Seferi (umarım öyle değildir). Kimilerine göre petrolün üstüne oturup gittikçe süper güç olan ÇİN’in engellenmesi, kimine göre de silah sanayinin büyütülmesi prosesidir.
Ne rejim, ne mollalar, ne demokrasi ne de insan hakları söz konusudur. İSANIN ve MUSANIN torunları ile MUHAMMEDİN torunları arasında bölge bölge uygulanan ve silah sanayicilerini sevindiren ve geliştiren bir insanlık dramıdır.
Laik ve demokratik ülkemiz Türkiye bu yanlışa iştirak etmez. Geçmişimizde yaşadığımız savaşlarla çok acılar yaşayan bir ülke ve milletiz.
Onurlu bir barışa kavuşmak dileği ile.