KAAN motoru tartışması: İfrat ve tefrit arasında

Bu hafta gündelik direniş ve diğer örnekler üzerine yazacaktım ama Gazze gündemi ile uluslararası liderlerin bir araya gelmesi, Trump’ın Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve Dışişleri Bakanı ile bir araya gelmesi gündemi değiştirdi.

Özellikle Hakan Fidan’ın KAAN uçakları ve uçağın motoru ile ilgili yaptığı tartışma birden bire sosyal medya içeriklerini fitilledi. Hızla olumlu ve olumsuz yorumlar sosyal medyada uçuşmaya başladı. Haliyle eski göz ağrısı KAAN konusu ağır bastı ve ben de bu hafta bu konuya eğilmeye karar verdim.

Kronolojik Olay Akışı

  • 27 Eylül: Hakan Fidan, Türk–Amerikan ilişkilerini değerlendirdiği bir demecinde CAATSA kararları ve KAAN için kullanılması düşünülen ABD üretimli F110 motorlarının ihracat lisanslarının ABD Kongresi’nde beklediğini, bunun üretimi engellediğini dile getirdi.
  • 28 Eylül: Muhalefet, uçağın “yerli ve milli” olarak sunulmasının yanıltıcı olduğunu, Amerikan onayı olmadan üretimin başlayamayacağını, bu söylemin dezinformasyon içerdiğini savundu.
  • 29 Eylül: Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün, uçağın üretim takviminde bir sorun olmadığını, her şeyin planlandığı gibi devam ettiğini açıkladı.

Bu noktada muhalefet, Dışişleri Bakanı’nın açıklaması ile Savunma Sanayii çevrelerinin açıklamaları arasındaki çelişkiye dikkat çekerek “nasıl bir icraat?” sorusunu gündeme getirdi.

Sosyal Medya Dinamiği

Oluşan tartışma iklimini sosyal medya çeşitli jingoist içeriklerle doldurdu. Hakan Fidan’ın, Özgür Özel’in ve Haluk Görgün’ün sözlerinden cımbızlanan parçalar; görüntüler, haber metinleri ve montajlarla birlikte “destekleyen” ya da “yeren” içeriklere dönüştürüldü. Sosyal medya kullanıcıları da kendi meşreplerine uygun olan içerikleri yeniden paylaşarak kendi taraflarını belli ettiler.

Bu tablo, daha önce defalarca gözlemlediğimiz gibi, ne söylendiğinden ziyade kimin söylediğinin önem kazandığını; düşünce hataları, taraflı okuma ve eksik servis edilen haberlerle kutuplaşmanın nasıl içinden çıkılmaz hale geldiğini bir kez daha gösteriyor.

KAAN Projesinin Mevcut Durumu

Daha önce KAAN hakkında yazdığım yazıda, Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı girişiminin henüz netleşmediğini, kamuoyu ile paylaşılan somut performans raporlarının bulunmadığını, Malezya ile iyi niyet anlaşmalarının olsa da resmî bir satış anlaşmasının henüz yapılmadığını vurgulamıştım. Bugün de değişen bir şey yok: bir mühendislik çabası var, bir uçak geliştiriliyor, ancak ürünün başarısı ve uluslararası pazara çıkışı belirsiz.

Motor konusunda ise daha önce açıklanmış bir yol haritası mevcut: kısa vadede yabancı motorlarla üretim, 2032 itibarıyla yerli motorla devam. Bu durum, Savunma Bakanlığı ve muhalefet lideri Özgür Özel tarafından daha önce dile getirildi.

İfrat–Tefrit Kültürü

Buraya kadar bir karmaşa yokken sosyal medyada yaşanan tam da Türkiye’nin tartışma kültürünün doğal sonucu: tefrit ve ifrat.

  • İfrat: Ölçüyü kaçırmak, aşırılığa gitmek. KAAN meselesinde “Türkiye dünyanın en iyi uçağını üretiyor, Cumhuriyet tarihinin en büyük başarısı” söylemi bu uçta.
  • Tefrit: Yetersiz kalmak, küçümsemek. “Uçak kalorifer peteği, motoru da yerli değil, zaten uçamıyor” yaklaşımı bu uçta.

Asıl dikkat çekici olan, bu uçların sabit olmaması. Hem iktidar hem muhalefet, farklı anlarda ifrat ve tefrit arasında gidip geliyor. Örneğin muhalefetin Fidan’ın “motor lisansı çıkmazsa üretim başlayamaz” sözünden “projenin fiilen iptali” sonucunu çıkarması ifrat. Savunma Sanayii çevrelerinin “takvimde hiçbir gecikme yok” söylemi ise lisans bağımlılığı riskini küçümseyen bir tefrit.

İtidal Nerede?

Gerçek ölçülü olan, yani itidal noktasında saklı. Sorunları kabul eden, ama çözüm yollarını da gözeten denge: lisans sorunu bir engel, evet; ama alternatifler ve yerli motor programı da ilerliyor. Bu yaklaşım sosyal medyada daha az yer buluyor, çünkü dramatik uçlar kadar dikkat çekici değil. Ama uzman savunma analistlerinin sesi burada duyuluyor.

Kutu: İfrat–Tefrit Terazisi – KAAN Motoru Tartışması

  • İfrat (aşırılık): “Üretim tamamen durdu, proje çöktü” → Felaket senaryosu, dramatik genelleme.
  • Tefrit (eksiklik): “Hiçbir sorun yok, her şey yolunda” → Bağımlılığı küçümseyen, problemi görmezden gelen yaklaşım.
  • İtidal (ölçü): “Motor lisansı sorun yaratıyor ama alternatifler ve yerli motor süreci ilerliyor” → Sorunu kabul eden, çözüm çabalarını hesaba katan denge noktası.

Sonuç: KAAN motoru tartışması, Türkiye’nin tartışma kültürünün bir aynası oldu. Sosyal medya ifrat ve tefrit arasında salınırken, vasat yani itidal sesi cılız kaldı. Oysa sağlıklı tartışma ve ilerleme tam da bu denge noktasında mümkün.


Mehmet Demiray

2.10.2025 09:54:00


Kanoyla kaçarken yakalandılar

Dörtyol’da bıçaklı kavganın şüphelisi tutuklandı

Akıllara durgunluk veren kazada ağır yaralandı

Sinop’ta bağımlılıkla mücadele çalışmaları

Güngören’de 16 yaşındaki Atlas’ı "yan baktın" kavgasında bıçaklayan zanlının ifadesi ortaya çıktı

Kaldırımda yürürken hayatının şokunu yaşadı

Muğla’da bir yılda 299 ruhsatsız tabanca ele geçirildi

Trabzon İtfaiyesi son 1 yılda 4 bin 992 olaya müdahale etti

Jandarma kaçak parfüm ve kol saati ele geçirdi

Önce kameralara, sonra jandarmaya yakalandı

Osmangazi’de kesinleşmiş hapis cezası bulunan 3 şüpheli yaklandı

Uzmanından uyarı: "Karbonmonoksit zehirlenmesi, gaz zehirlenmeleri arasında en ölümcül olan zehirlenmelerden biri"

Menopoz yeni bir denge ve farkındalık dönemi

Sivrihisar Tarihi Ermeni Kilisesi önündeki tarihi ağaç ateşe verildi

Gıda satışı yapan işletmeler denetlendi

Türkiye’nin en büyük şehir hastanesi Sancaktepe’de yükseliyor

Develi’de Aşık Seyrani Film Galası düzenlendi