Almanya’da “yabancı”, Türkiye’de “Alamancı”
Üniversite sınavlarına hazırlandığım 80’li yıllardı.
Dershanemizde Almanya’dan gelen öğrenciler vardı. Kırık Türkçeleriyle konuşurlar, ilk başta kulağa sempatik gelen o aksanla kolayca arkadaş olurlardı.
Ama iş derslere gelince, aynı sınıfta olmamıza rağmen aynı yerde değildik.
Tahtaya yazılan bir matematik sorusu bizim için sadece bir işlemdi. Onlar içinse önce dil, sonra anlam, en son çözüm demekti. Öğretmen “kümeler” dediğinde biz formülü hatırlardık; onlar kelimenin neye karşılık geldiğini çözmeye çalışırdı. Fizikte “ivme” anlatılırken yüzlerindeki ifade hep aynıydı: Yakalamaya çalıştığı anlamın biraz gerisinde kalmış bir bakış.
Adları Mehmet’ti, Ayşe’ydi… ama defterleri başka bir dünyanın izlerini taşırdı. Almanca notlar, yarım Türkçe cümleler, kenara düşülmüş çeviriler…
Bazı sayfaların kenarında küçük notlar olurdu:
“kümeler ne demek”
“ivme nedir”
“paragraf nasıl çözülür”
“çıkarım ne demek”
Sanki defter değil, bir arama motorunun geçmişiydi.
Her satır, bir şeyi yakalama çabasıydı.
Defter kaplamayı da onlardan öğrenmiştim: sanatçı posterleri, üstüne ince bir jelatin, en sonda da Blue Jean dergisinin etiketleri… Rengârenk, kişisel ve kendini anlatan defterlerdi bunlar.
Teneffüslerde ise bambaşka insanlardı.
Daha yüksek güler, daha taşkın konuşurlardı. Almanya’dan getirdikleri sakızları, jelibonları paylaşır, aksanlarıyla şakalar yaparlardı. O anlarda hiçbir fark yoktu aramızda.
Aynı şarkıları dinliyor, aynı şeylere gülüyorduk.
Sadece kendilerini ifade edemediklerinde biraz daha sertleşiyorlardı.
Ama zil çalıp sınıfa girildiğinde o görünmez çizgi yeniden çekiliyordu.
Bir gün birlikte test çözüyorduk. Türkçe paragraf sorusu… Biz şıkları hızla elerken, yanımdaki arkadaşım metni hâlâ ilk kez okuyormuş gibi yavaş ilerliyordu.
“Bu kelime ne demek?” diye sordu.
Anlattım.
Bir tane daha sordu.
Onu da anlattım.
Sonra bir tane daha…
Bir ara kağıdına baktım. Kelime listesi yapmıştı:
“varsayım ne demek”
“ana fikir nasıl bulunur”
“dolaylı anlatım nedir”
O an fark ettim:
Biz soruları çözüyorduk, onlar ise önce dili çözmek zorundaydı.
Sınav yaklaştıkça mesafe açıldı. Biz net sayısı konuşuyorduk; onlar hâlâ anlamaya çalıştıkları cümlelerin içindeydi. Öğretmenler bazen sabırsızlanıyor, bazen çaresizce aynı cümleyi kuruyordu:
“Daha çok çalışmanız lazım.”
Oysa mesele çalışmak değildi.
Mesele, aynı yarışa farklı yerlerden başlamaktı.
Bir akşam dershaneden çıkarken birlikte yürüdük. Bana Almanya’daki okulunu anlattı. Orada da tam ait olamadığını söyledi.
“Orada yabancıyız,” dedi,
“burada da…”
Cümleyi tamamlamadı.
Zaten gerek de yoktu.
Yıllar geçti.
Bugün dönüp baktığımda aklımda kalan, çözülemeyen sorular değil; çözülemeyen bir durum.
İki ülke arasında sıkışmış, iki dil arasında bölünmüş bir kuşak.
1980’lerin ortasında yapılan araştırmalar ve dönemin resmi değerlendirmeleri de aynı gerçeği Almanya tarafında da ortaya koyuyordu: Almanya’daki Türk çocukları ne tam Almanca ne de tam Türkçe düşünebiliyordu. Dil eksikliği çoğu zaman “başarısızlık” olarak yorumlanıyor, oysa mesele zeka değil, anlaşılmaktı. Bu çocukların önemli bir bölümü Alman eğitim sisteminde daha düşük seviyeli okullara yönlendiriliyor, büyük kısmı ise aileleri ile yaşadıkları toplum arasında sıkışmış bir kimlikle büyüyordu.
Bu durum raporlarda tek bir kelimeyle özetleniyordu:
Bocalama.
Peki insan hangi dilde yaşar?
Düşündüğü dilde mi, anlaşıldığı dilde mi?
Belki de asıl mesele şuydu:
Hiçbirine tam ait olamamak.
Bengü Tonyalı
28.03.2026 21:51:00
-
1
Bahçeli'den İzzet Ulvi Yönter açıklaması: "Kırgınlık, küslük yok"
-
2
Trump, Hürmüz Boğazı'nın adını değiştirdi
-
3
Hangi Banka Ne Kadar Promosyon Ödeme Yapıyor? (Mart 2026 Güncel)
-
4
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan "küresel düzen" uyarısı: "Tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz"
-
5
TÜVTÜRK yeni araç muayene kurallarını açıkladı: Plaka ağır kusurlu sayılacak
-
6
Trump, İran'ın hediyesini açıkladı
-
7
Hamaney'in son görüntüleri ortaya çıktı
-
8
Uşak Belediyesine operasyon: Özkan Yalım neden gözaltına alındı?
-
9
Türkiye play-off finalinde: Dünya Kupası'na 1 adım kaldı
-
10
İran'da 12 İsrail casusu yakalandı: Evlerinden Starlink çıktı
-
11
MSB açıkladı: Mehmetçik, Irak'tan çekiliyor
-
12
Karadeniz'de Türk gemisine İHA isabet etti

