Verem geçmişte kalmadı: Uzmanlardan "hala aramızda" uyarısı
Verem geçmişte kalmadı: Uzmanlardan "hala aramızda" uyarısı
Bir dönem geçmişte kaldığı düşünülen verem, artan vaka sayılarıyla birlikte günümüzde yeniden gündemde. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin,"Verem hastalığı denince çoğumuzun aklına sanatoryumlar ve geçmişte kalmış hastalıklar gelmektedir, oysa gerçek şu ki verem ne tarihe karıştı ne de etkisini yitirdi" ifadelerini kullandı.
Dünya genelinde çarpıcı rakamlar
Verem vakalarında dünya genelindeki tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çekti. Elkin, "Dünya Sağlık Örgütü’nün en güncel verileri çarpıcı: 2023 yılında dünyada 10,8 milyon kişi vereme yakalandı, 1,25 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Yani verem, COVID-19 sonrası dönemde yeniden en ölümcül bulaşıcı hastalıklar arasında ilk sıraya yerleşti. Bu rakamlar bize şunu söylüyor: Verem hâlâ aramızda ve sandığımızdan çok daha yakın" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin veremle mücadelede önemli mesafeler katettiğini de vurgulayan Elkin, buna rağmen riskin sürdüğünü belirtti. Elkin, "Türkiye veremle mücadelede başarılı ülkelerden biri. Güçlü aşı programı, ücretsiz tanı ve tedavi imkanları sayesinde vaka sayıları geçmişe kıyasla ciddi biçimde azaldı. Ancak bu başarı, rehaveti beraberinde getirmemeli. Güncel verilere göre ülkemizde verem insidansı yaklaşık 11,2/100.000. Bu, her yıl binlerce kişinin bu hastalıkla tanıştığı anlamına geliyor" dedi.
Verem bireysel değil, toplumsal bir hastalık
Veremin yalnızca bireysel bir hastalık olarak görülmemesi gerektiğini de ayrıca ifade eden Elkin, "Veremi yalnızca "hasta olan kişinin sorunu" olarak görmek en büyük hata. Çünkü verem hava yoluyla bulaşıyor. Tedavi edilmeyen bir hasta, aylarca çevresindekilere hastalığı farkında olmadan bulaştırabiliyor. Bu nedenle verem, sadece bir enfeksiyon hastalığı değil; doğrudan bir halk sağlığı sorunudur. Bir kişide geciken tanı, toplumda onlarca yeni vakaya zemin hazırlayabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Tedaviyi yarım bırakmak büyük tehlike
Verem tedavisinin uzun süreli olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Nurten Elkin, hastaların sık yaptığı hatalara da dikkat çekti. Elkin, "Verem tedavisi uzun sürelidir. Genellikle en az 6 ay düzenli ilaç kullanımı gerekir. Hastaların en sık yaptığı hata ise şudur: ‘Şikâyetlerim geçti, iyileştim’ düşüncesiyle ilaçları erken bırakmak. Oysa belirtilerin kaybolması, mikrobun tamamen yok olduğu anlamına gelmez. Tedavi yarım bırakıldığında hastalık geri döner, kişi tekrar bulaştırıcı hale gelir ve en önemlisi, mikrop ilaçlara direnç kazanır" dedi.
Dirençli verem tedaviyi zorlaştırıyor
Açıklamasında dirençli veremin ortaya çıkış nedenlerine de değinen Elkin, "Dirençli tüberküloz, kullanılan verem ilaçlarının artık etkili olmadığı durumdur. Bu tablo çoğu zaman düzensiz ya da yarım bırakılan tedaviler sonucunda ortaya çıkar. Dirençli veremde tedavi süresi aylar değil, yıllar sürebilir, kullanılan ilaçlar daha fazla yan etkiye sahiptir, tedavi hem hasta hem sağlık sistemi için çok daha zorludur. Kısacası, ilaçları zamanında ve eksiksiz kullanmamak, sadece bireyi değil, toplumun tamamını riske atan bir sonuç doğurur" ifadelerini kullandı.
Aşı ve erken tanı hayat kurtarıyor
BCG aşısının önemine de değinen Elkin, "BCG aşısı özellikle bebekleri ve çocukları veremin en ağır ve ölümcül formlarından korur. Menenjit ve yaygın verem gibi hayati risk taşıyan tabloların önüne geçer. Bu nedenle aşı programları, veremle mücadelenin temel taşlarından biridir. Aşının sağladığı koruma, toplum sağlığı açısından vazgeçilmezdir" dedi.
Erken tanının önemine de özellikle vurgu yapan Elkin, "Uzun süren öksürük, gece terlemesi, kilo kaybı, halsizlik. Bu belirtiler "geçer" diye ertelenmemeli. Çünkü verem erken yakalandığında tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken tanı tedavi süresini kısaltır, bulaşmayı önler, ilaç direnci gelişme riskini azaltır, ölüm oranlarını belirgin biçimde düşürür ve geç kalındığında ise bedeli hem birey hem toplum için ağır olur" şeklinde konuştu.
"Veremle mücadele bitmedi"
Tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilen bir hastalık olan verem hastalığı konusunda; İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Elkin, "Veremle mücadele bitmedi. Aşıya güvenmek, belirtileri ciddiye almak ve zamanında sağlık kuruluşlarına başvurmak, hem bireysel hem de toplumsal korunmanın en etkili yoludur" ifadelerini kullandı.
Dünya genelinde çarpıcı rakamlar
Verem vakalarında dünya genelindeki tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çekti. Elkin, "Dünya Sağlık Örgütü’nün en güncel verileri çarpıcı: 2023 yılında dünyada 10,8 milyon kişi vereme yakalandı, 1,25 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Yani verem, COVID-19 sonrası dönemde yeniden en ölümcül bulaşıcı hastalıklar arasında ilk sıraya yerleşti. Bu rakamlar bize şunu söylüyor: Verem hâlâ aramızda ve sandığımızdan çok daha yakın" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin veremle mücadelede önemli mesafeler katettiğini de vurgulayan Elkin, buna rağmen riskin sürdüğünü belirtti. Elkin, "Türkiye veremle mücadelede başarılı ülkelerden biri. Güçlü aşı programı, ücretsiz tanı ve tedavi imkanları sayesinde vaka sayıları geçmişe kıyasla ciddi biçimde azaldı. Ancak bu başarı, rehaveti beraberinde getirmemeli. Güncel verilere göre ülkemizde verem insidansı yaklaşık 11,2/100.000. Bu, her yıl binlerce kişinin bu hastalıkla tanıştığı anlamına geliyor" dedi.
Verem bireysel değil, toplumsal bir hastalık
Veremin yalnızca bireysel bir hastalık olarak görülmemesi gerektiğini de ayrıca ifade eden Elkin, "Veremi yalnızca "hasta olan kişinin sorunu" olarak görmek en büyük hata. Çünkü verem hava yoluyla bulaşıyor. Tedavi edilmeyen bir hasta, aylarca çevresindekilere hastalığı farkında olmadan bulaştırabiliyor. Bu nedenle verem, sadece bir enfeksiyon hastalığı değil; doğrudan bir halk sağlığı sorunudur. Bir kişide geciken tanı, toplumda onlarca yeni vakaya zemin hazırlayabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Tedaviyi yarım bırakmak büyük tehlike
Verem tedavisinin uzun süreli olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Nurten Elkin, hastaların sık yaptığı hatalara da dikkat çekti. Elkin, "Verem tedavisi uzun sürelidir. Genellikle en az 6 ay düzenli ilaç kullanımı gerekir. Hastaların en sık yaptığı hata ise şudur: ‘Şikâyetlerim geçti, iyileştim’ düşüncesiyle ilaçları erken bırakmak. Oysa belirtilerin kaybolması, mikrobun tamamen yok olduğu anlamına gelmez. Tedavi yarım bırakıldığında hastalık geri döner, kişi tekrar bulaştırıcı hale gelir ve en önemlisi, mikrop ilaçlara direnç kazanır" dedi.
Dirençli verem tedaviyi zorlaştırıyor
Açıklamasında dirençli veremin ortaya çıkış nedenlerine de değinen Elkin, "Dirençli tüberküloz, kullanılan verem ilaçlarının artık etkili olmadığı durumdur. Bu tablo çoğu zaman düzensiz ya da yarım bırakılan tedaviler sonucunda ortaya çıkar. Dirençli veremde tedavi süresi aylar değil, yıllar sürebilir, kullanılan ilaçlar daha fazla yan etkiye sahiptir, tedavi hem hasta hem sağlık sistemi için çok daha zorludur. Kısacası, ilaçları zamanında ve eksiksiz kullanmamak, sadece bireyi değil, toplumun tamamını riske atan bir sonuç doğurur" ifadelerini kullandı.
Aşı ve erken tanı hayat kurtarıyor
BCG aşısının önemine de değinen Elkin, "BCG aşısı özellikle bebekleri ve çocukları veremin en ağır ve ölümcül formlarından korur. Menenjit ve yaygın verem gibi hayati risk taşıyan tabloların önüne geçer. Bu nedenle aşı programları, veremle mücadelenin temel taşlarından biridir. Aşının sağladığı koruma, toplum sağlığı açısından vazgeçilmezdir" dedi.
Erken tanının önemine de özellikle vurgu yapan Elkin, "Uzun süren öksürük, gece terlemesi, kilo kaybı, halsizlik. Bu belirtiler "geçer" diye ertelenmemeli. Çünkü verem erken yakalandığında tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken tanı tedavi süresini kısaltır, bulaşmayı önler, ilaç direnci gelişme riskini azaltır, ölüm oranlarını belirgin biçimde düşürür ve geç kalındığında ise bedeli hem birey hem toplum için ağır olur" şeklinde konuştu.
"Veremle mücadele bitmedi"
Tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilen bir hastalık olan verem hastalığı konusunda; İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Elkin, "Veremle mücadele bitmedi. Aşıya güvenmek, belirtileri ciddiye almak ve zamanında sağlık kuruluşlarına başvurmak, hem bireysel hem de toplumsal korunmanın en etkili yoludur" ifadelerini kullandı.
Eskişehir’de tüfekle oynayan çocuğun kazaen vurduğ...
Menteşe’de evde çıkan yangında ev kullanmaz hale g...
Antalya’nın yüksek kesimlerinde karla mücadele, sa...
2 gündür haber alınamayan vatandaşın cansız bedeni...
İzmir’de sporcuları taşıyan otobüs devrildi: 4 yar...
Eşi tarafından bıçaklanan 3 çocuk annesi kadın son...
Manisa’nın Salihli ilçesi yağış felaketi yaşadı
Tatvan’da sahte altın operasyonu: 3 şüpheli gözalt...
Bursa’da korku dolu anlar, direği deviren TIR olay...
Elazığ’da trafik kazası: 2 yaralı
Kaçak döküme 180 bin TL ceza
Elazığ’da otomobiller çarpıştı: 3 yaralı
Elazığ’ın musiki zenginliği yeni nesillere tanıtıl...
Şehit babaya son dokunuş: Yürek yakan veda
Maltepe’de feci kaza: Motosiklet bebek arabasına ç...
Takla atan otomobilden yara almadan kurtuldular
Kazada Tofaş ağır hasar gördü
Aşağiçobanisa’da Şalvar Gecesi coşkusu
Menderes’te araç dereye uçtu, İzmir itfaiyesi sefe...
Eskişehirli acil sağlık ekibi Türkiye kongresine d...
Bilecik’te vatandaşa trafik eğitimi verildi
Batman’da firari FETÖ hükümlüsü yakalandı
Osmaniye’de akaryakıt tankerinde çıkan yangın sönd...
Atakum’da vatandaşlara genel sağlık taraması gerçe...
Balıkesir’de kurbanlık satışları başladı
Kocaeli’de bıçaklanan şahıs dükkana sığındı
Kahramanmaraş’ta trafik kazaları: 2 yaralı
Gaziantep’te 3 milyon TL değerinde kaçak malzeme e...
Arnavutköy’de korkutan fabrika yangını
Bilecik’te aranması olan 15 şahıs yakalandı
Alaşehir’de korkutan ev yangını
Kağıthane’de bahçe duvarı aracın üzerine devrildi
Gaziantep’te iki tır kafa kafaya çarpıştı: 1 ölü
Daire alevlere teslim oldu, 4 kişi dumandan etkile...
Van’da gümrük kaçağı malzeme ele geçirildi
Ankara’da trafik kazası: 1 ölü
Hatay’da sahte isimle, sigortasız işlerde çalışara...
Alkollü ve ehliyetsiz sürücü dehşet saçtı: 2 yaral...
Kablo hırsızı suçüstü yakalandı
Şanlıurfa’da ruhsatsız silah operasyonu:2 gözaltı
Hatay’dan Gaziantep’e sağlık yolculuğu
Alanya’da balıkçı teknesi alabora oldu: 2 kişi yüz...
Adana’da yağmur sele neden oldu
Tuzla’da seyir halindeki tır alevlere teslim oldu
Karaman’da iki otomobilin çarpışması kameraya yans...
Uçuruma yuvarlanan kamyonun sürücüsü öldü
Elazığ’da kurallara uymayan 3 sürücüye 273 bin lir...
Elazığ’da plakayı kalemle boyayarak değiştiren sür...
Karapınar’da tır ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı
Mersin’de heyelan: Yol yarıldı, evler zarar gördü
Bunalıma giren şahıs canına kıydı
Niksar Kalesi zamana meydan okuyor
Konya’da çatı hırsızlarına nefes kesen takip
Siirt’te şüpheli paket imha edildi
GES santralindeki idari binanın çatısında çıkan ya...
Gazipaşa’da gece yarısı kaza: 5 yaralı
Heyelan köy yolunu ulaşıma kapattı
Yükselen sular evde mahsur bıraktı, AFAD ekipleri ...
Karaman’da tarihi eser ele geçirildi: 15 tutuklama...
Seçer: "Mersin sanatla büyüyen, enerjisi yüksek bi...
Sürekli bozulan scootera sinirlendi, öfkesini taşl...
İzmir’de sinir krizi geçiren manav ortalığı birbir...
Bursa’da kaçak silah atölyesine operasyon
Azgın dereye kapıldı 4 saatlik mücadeleyle hayata ...
Bayburt Ortaokulu halk oyunlarında Türkiye finalle...
Minik yetenekler sahne aldı, bahar şenliği renkli ...
Emet’te fırın deposunda çıkan yangın büyümeden sön...
Diyarbakır’da trafik kazası: 2 yaralı
9.5° / 6.8°

