Kendine usta diyebilmen için; önce ustanı geçeceksin, sonra seni geçecek bir öğrenci yetiştireceksin
Ustalık sadece bir zirve değil, bir köprüdür. Nobusan’ın dediği gibi; önce ustanı geçecek kadar azimli, sonra seni geçecek bir öğrenci yetiştirecek kadar cömert olmalısın. Bilgi, aşıldıkça değer kazanır.
Nobusan der ki;
“Kendine usta diyebilmen için; önce ustanı geçeceksin, sonra seni geçecek bir öğrenci yetiştireceksin.”
Gazeteci-Yazar Erdal Güven’in geniş kitlelerce takip edilen Nobusan serisi, son dersinde "ustalık" kavramını bireysel bir başarıdan çıkarıp evrensel bir bayrak yarışına dönüştürüyor. Görselde, masasında oturan ve geçmişi ile geleceğini simgeleyen iki fotoğrafa bakan bilge figürü, bilgeliğin tek kişilik bir zirve değil, bir süreklilik hali olduğunu vurguluyor.
Zinciri Tamamlamak
Nobusan’ın bu öğretisi, ustalığı iki kritik şarta bağlıyor. İlk aşama, bireyin kendi sınırlarını zorlayarak kendinden önceki birikimi (ustasını) aşması; yani geleneği bir adım öteye taşımasıdır. Ancak Nobusan’a göre bu tek başına yeterli değildir. Gerçek ustalık, bencilliği bir kenara bırakıp "kendi ışığını söndürmeyecek", aksine kendisini de aşacak bir öğrenci yetiştirmekle mühürlenir.
Ego Değil, Miras
Uzmanlar, bu felsefenin günümüzün rekabetçi dünyasında unutulan "mentorluk" ve "el verme" geleneğine dikkat çektiğini belirtiyor. Nobusan, ustalığı bir unvan olarak değil, bir sorumluluk olarak tanımlıyor: Bilgi, ancak onu daha ileriye taşıyacak ellere teslim edildiğinde ölümsüzleşir.

