Duyguların ortak rengi: İki akademisyen yazardan şiirin "Bam teli" üzerine
Duyguların ortak rengi: İki akademisyen yazardan şiirin "Bam teli" üzerine
Eskişehir’in edebiyat dünyasında aktif rol alan, akademik kariyerleri ile yazın hayatını başarıyla sürdüren iki ismi Efnan Ezenel ve Gülşah Demirci, şiirin modern dünyadaki yerini ve yeni eserlerini değerlendirdi.
Edebiyatist dergisinin şiir kurulunda birlikte görev yapan ve her ikisi de Eskişehir Toplum ve Sanat Derneği üyesi olan yazarlar, şiiri bireysel bir dökümden öte, toplumsal bir yüzleşme ve başkaldırı alanı olarak görüyor. Fransız Dili ve Edebiyatı doktoru Efnan Ezenel ile İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu öğretim görevlisi Gülşah Demirci; yeni kitapları "Martı Çıkmazı" ve "S’övgü Tanığı" üzerinden şiirin insan ruhundaki sarsıcı etkisini ve çağın gerçek sesini nasıl yansıttığını paylaştı.
"Şiir, yaşamın tam ortasında durandır"
Şiirin insanın kendisiyle yüzleşme biçimi olduğunu söyleyen, Süleyman Demirel Üniversitesi Turist Rehberliği ile Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümleri mezunu olan Efnan Ezenel, "Şiir; yaşamın tam ortasında duran bir gerçekliğin sancılı ifadesi, çıkmazın içinde bir yol ve bu yolda bir yüzleşmenin, gürültülü bir sessizliğin biçimidir. Şiirim; imgelerin içtenliğimizi örtmeyecek kadar yer aldığı, duyguların açığa çıktığı bir alandır; çünkü o duygular, her birimizin hayatında farklı olayların yansıması olsa dahi aynı renk ağıtlardır. Bireyin duygularını yazıyor olmak toplumdan kopmuş bir ruhsal döküm değil; duyguların estetik yapı ile toplumla da çarpıştığı yerde biçimlenmesidir. Çağ gürültülü, şiir ise bu gürültünün içinde bir başkaldırıdır. Susturulmuş bir çağda, çıkmazda bizi kucaklayan tek ve güçlü sesleniştir şiir; her çağ kendini şiirlerde ele verir ve şairler de çağın gerçek sesidir" şeklinde konuştu.
"Şiir, sözden tasarruf ederken sesi çoğaltandır"
Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunda öğretim görevlisi olan Gülşah Demirci ise şiirle ilgili olarak şunları söyledi:
"Edebiyatın bam teli, insanın kendine bile yabancılaştığı bir dünyada kendi iç sesini yine insana duyuran, insan kalabilmenin en ince hâlidir şiir. Düzenin üstünü örttüğü çatlaklardan sızan ışık, karanlık zamanlarda yolu aydınlatandır. Şiiri; bir direniş biçimi, estetiği ıskalamadan görünenin ardındaki derinlik arayışı olarak yorumluyorum. Karanlık zamanlardan geçtiğimiz şu sıralarda şiirin yaralarımızı deştiği gibi şifasını da barındırdığına inanıyorum; çağın sesi bu yüzden şiir! Zehri de panzehri de içinde tutuyor; şiiri insandan, toplumdan ve çağdan ayrı tutamazsınız. Tüm yaşananların sesi şiirle çoğalır ve zamana silinmez bir yankı bırakır."
"Martı, özgürlüğün klişeleşmiş bir sembolü olarak algılanıyor"
Martı Çıkmazı şiir kitabıyla ilgili bilgi veren, Fransızca ve İngilizce dillerinde yeminli tercüman ve proje uzmanı olan Efnan Ezenel, "‘Martı Çıkmazı’ bana dayatılmış bir isim değil; kendi ismini kitap kendi seçti aslında. Çünkü martı özgürlüğün klişeleşmiş bir sembolü olarak algılanıyor; oysa benim şiirimdeki martı, özgürlükle ilgili olmasının yanı sıra yön duygusunu kaybetmişlik ile ilgili de. ‘Martı Çıkmazı’, yerle gök arasında sıkışmış olma hâli; ne tamamen yeryüzüne ait olabilmek ne de göğe karışabilmek Çıkmaz, martıya ait değil, insana ait. Çünkü insan yere ait, göğe özlemli ve çoğu zaman kendi içinde sıkışmış bir varlık; martıya bakıp kendi yerinde kalışını fark eden bir insanın hâli" diye konuştu.
"Şiirimle ‘ben’den başlayıp ‘biz’e varmayı hedefliyorum"
2021 Yunus Emre Edebiyat Armağanı Şiir Yarışması’nda birincilik kazanan Öğr. Gör. Gülşah Demirci, konuşmasını şöyle sonlandırdı:
"‘S’övgü Tanığı’, yaşadığımız çağa tanıklık ediyor; aslında öfkeyle karışık bir hüzün bu çağın tanıklığı, insan olmanın sancısı... Tanıklığı, duygu ve zihin sistemimizi yeniden hizalayan bir bilinç hâli olarak ifade edebiliriz. S’övgü ise içinde övgüyü de barındıran bir kelime; zıtlıkların el ele verdiği bu dualite dünyasında sövgüyü hak eden şeyler de var, övgüyü de Şiirin bir övgü olduğu gerçeğinin yanı sıra, şiir en güzel sövgüdür aslında, anlayana Benim sövgüm küfürlü değil, şiirli Şiiri sustuklarımıza, susturulduklarımıza, boğazımıza saplananlara tanık kılmaktır niyetim. ‘S’övgü Tanığı’ hem bireysel hem toplumsal, eleştirel yaklaşımı yüksek ama aynı zamanda övülecek şeyleri görmemiz gerektiğinin altını çizen bir kitap oldu."
Adalar’daki bir kitap kafede okurlarıyla imza günü etkinliğinde buluşan akademisyen şairler, son olarak herkese şiirle dolu bir yıl diledi.
Edebiyatist dergisinin şiir kurulunda birlikte görev yapan ve her ikisi de Eskişehir Toplum ve Sanat Derneği üyesi olan yazarlar, şiiri bireysel bir dökümden öte, toplumsal bir yüzleşme ve başkaldırı alanı olarak görüyor. Fransız Dili ve Edebiyatı doktoru Efnan Ezenel ile İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu öğretim görevlisi Gülşah Demirci; yeni kitapları "Martı Çıkmazı" ve "S’övgü Tanığı" üzerinden şiirin insan ruhundaki sarsıcı etkisini ve çağın gerçek sesini nasıl yansıttığını paylaştı.
"Şiir, yaşamın tam ortasında durandır"
Şiirin insanın kendisiyle yüzleşme biçimi olduğunu söyleyen, Süleyman Demirel Üniversitesi Turist Rehberliği ile Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümleri mezunu olan Efnan Ezenel, "Şiir; yaşamın tam ortasında duran bir gerçekliğin sancılı ifadesi, çıkmazın içinde bir yol ve bu yolda bir yüzleşmenin, gürültülü bir sessizliğin biçimidir. Şiirim; imgelerin içtenliğimizi örtmeyecek kadar yer aldığı, duyguların açığa çıktığı bir alandır; çünkü o duygular, her birimizin hayatında farklı olayların yansıması olsa dahi aynı renk ağıtlardır. Bireyin duygularını yazıyor olmak toplumdan kopmuş bir ruhsal döküm değil; duyguların estetik yapı ile toplumla da çarpıştığı yerde biçimlenmesidir. Çağ gürültülü, şiir ise bu gürültünün içinde bir başkaldırıdır. Susturulmuş bir çağda, çıkmazda bizi kucaklayan tek ve güçlü sesleniştir şiir; her çağ kendini şiirlerde ele verir ve şairler de çağın gerçek sesidir" şeklinde konuştu.
"Şiir, sözden tasarruf ederken sesi çoğaltandır"
Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunda öğretim görevlisi olan Gülşah Demirci ise şiirle ilgili olarak şunları söyledi:
"Edebiyatın bam teli, insanın kendine bile yabancılaştığı bir dünyada kendi iç sesini yine insana duyuran, insan kalabilmenin en ince hâlidir şiir. Düzenin üstünü örttüğü çatlaklardan sızan ışık, karanlık zamanlarda yolu aydınlatandır. Şiiri; bir direniş biçimi, estetiği ıskalamadan görünenin ardındaki derinlik arayışı olarak yorumluyorum. Karanlık zamanlardan geçtiğimiz şu sıralarda şiirin yaralarımızı deştiği gibi şifasını da barındırdığına inanıyorum; çağın sesi bu yüzden şiir! Zehri de panzehri de içinde tutuyor; şiiri insandan, toplumdan ve çağdan ayrı tutamazsınız. Tüm yaşananların sesi şiirle çoğalır ve zamana silinmez bir yankı bırakır."
"Martı, özgürlüğün klişeleşmiş bir sembolü olarak algılanıyor"
Martı Çıkmazı şiir kitabıyla ilgili bilgi veren, Fransızca ve İngilizce dillerinde yeminli tercüman ve proje uzmanı olan Efnan Ezenel, "‘Martı Çıkmazı’ bana dayatılmış bir isim değil; kendi ismini kitap kendi seçti aslında. Çünkü martı özgürlüğün klişeleşmiş bir sembolü olarak algılanıyor; oysa benim şiirimdeki martı, özgürlükle ilgili olmasının yanı sıra yön duygusunu kaybetmişlik ile ilgili de. ‘Martı Çıkmazı’, yerle gök arasında sıkışmış olma hâli; ne tamamen yeryüzüne ait olabilmek ne de göğe karışabilmek Çıkmaz, martıya ait değil, insana ait. Çünkü insan yere ait, göğe özlemli ve çoğu zaman kendi içinde sıkışmış bir varlık; martıya bakıp kendi yerinde kalışını fark eden bir insanın hâli" diye konuştu.
"Şiirimle ‘ben’den başlayıp ‘biz’e varmayı hedefliyorum"
2021 Yunus Emre Edebiyat Armağanı Şiir Yarışması’nda birincilik kazanan Öğr. Gör. Gülşah Demirci, konuşmasını şöyle sonlandırdı:
"‘S’övgü Tanığı’, yaşadığımız çağa tanıklık ediyor; aslında öfkeyle karışık bir hüzün bu çağın tanıklığı, insan olmanın sancısı... Tanıklığı, duygu ve zihin sistemimizi yeniden hizalayan bir bilinç hâli olarak ifade edebiliriz. S’övgü ise içinde övgüyü de barındıran bir kelime; zıtlıkların el ele verdiği bu dualite dünyasında sövgüyü hak eden şeyler de var, övgüyü de Şiirin bir övgü olduğu gerçeğinin yanı sıra, şiir en güzel sövgüdür aslında, anlayana Benim sövgüm küfürlü değil, şiirli Şiiri sustuklarımıza, susturulduklarımıza, boğazımıza saplananlara tanık kılmaktır niyetim. ‘S’övgü Tanığı’ hem bireysel hem toplumsal, eleştirel yaklaşımı yüksek ama aynı zamanda övülecek şeyleri görmemiz gerektiğinin altını çizen bir kitap oldu."
Adalar’daki bir kitap kafede okurlarıyla imza günü etkinliğinde buluşan akademisyen şairler, son olarak herkese şiirle dolu bir yıl diledi.
Anahtar Kelimeler:
duyguların
ortak
rengi:
iki
akademisyen
yazardan
şiirin
"bam
teli"
üzerine
Ataşehir’de zincirleme kaza: Yardım için duran ara...
Sarıyer’de bozuk yolun sebep olduğu kaza kamerada:...
Kaza yapan sürücünün yakını sinir krizi geçirdi
Kavgayı ayırmaya çalışan gece kulübü çalışan bıçak...
Münih’te "27 Mart Dünya Tiyatro Günü" büyük coşkuy...
Lüleburgaz’da zincirleme kaza: 2 yaralı, 1 otomobi...
Tuzla’da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda eki...
Restoranda önce selamlaştılar, sonra silahlar konu...
Polatlı’da gece yarısı çatı katı yangını paniğe ne...
Uluslararası Tiyatro Festivali’nde, "Yaşam Boyu Ba...
Diyarbakır’da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina...
Düziçi’nde 106. yıl coşkusu Hakan Peker konseriyle...
Burdur’da yalnız yaşayan adam evinde ölü bulundu
Muğla’daki sahte hesap operasyonunda 1 gözaltı dah...
Tire Devlet Hastanesi’nde stajyer lise öğrencisine...
Gaziosmanpaşa’da 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etk...
Tatvan’da otomobilin çarptığı bisiklet sürücüsü ağ...
Kocaeli’de 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika y...
Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Tabar: "16 infaz...
Şanlıurfa’da trafik kazası: Aynı aileden 5 kişi ya...
Ceza infaz kurumuna ait servis aracı devrildi: 16 ...
Çorum’da ipe takılan güvercini itfaiye kurtardı
Adana’da 25’inci Uluslararası Tiyatro Festivali ba...
Bitlis’teki uyuşturucu operasyonunda 10 şüpheli tu...
Bahçelievler’de metrobüs ayağının üstünden geçen k...
Gaziantep’te kurşunlama olaylarına karışan 10 şahı...
Kastamonu’da lastiği fırlayan tarım aracı takla at...
Bolu’da otluk alanda çıkan yangın büyümeden söndür...
Milas’ta uyuşturucu operasyonu: 14 gözaltı
İzmit’teki silahlı saldırıda kahreden detaylar: "T...
Muş’ta hapis cezası bulunan şahıs kovalamaca sonuc...
Sancaktepe’de sosyal medyada tehlikeli sürüş anını...
Kemaliye’de freni patlayan kamyon uçuruma yuvarlan...
Muş’ta tarihi eser operasyonu: 25 parça ele geçiri...
Malatya’da otomobil ile çarpışan motosiklet devril...
Çorum’da aranan 4 kişi yakalandı
Bilecik’te nesli tükenmekte olan piton yılanı yaka...
İstiklal Meydanı’na görkemli açılış
Samsun’da narkotik operasyonu: 10 kişi yakalandı
Şanlıurfa’da otomobil bariyerlere çarptı: 3 yaralı...
Kütahya’da sanatçılardan yeni Müdür Ali Yılmaz’a z...
FETÖ’den 6 yıl 3 ay hapis cezası bulunan kadın yak...
Ateşe benzin döktü, facianın eşiğinden döndü
22 yıl hapis cezası bulunan firari saklandığı evde...
Samsun’da 13 yıl hapis cezası bulunan şahıs yakala...
Fethiye’de Solak cinayeti ile ilgili dava sürüyor
Terra Sanat Söyleşileri’nde yazmacılık geleneği el...
Kepez Kitap Fuarı kapılarını açtı: Edebiyat dolu 1...
Kanser hastası yaşlı adam evinde can verdi, polis ...
Gaziantep’te 4 çocuk babasını öldüren sanığa 27 yı...
Çay yüklü tır devrildi: 1 yaralı
Iğdır’da karla mücadele seferberliği: Kapanan köy ...
Bayburt’ta uyuşturucuyla mücadele devam ediyor
Zonguldak’ta 150 metreden dere yatağına düşen kadı...
İstanbul’da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
Bursa’da 3 katlı binada yangın: Dumandan zehirlene...
Alacak verecek tartışması kanlı bitti: 1 yaralı
Hisarcık’ta iki otomobil çarpıştı: 2 yaralı
Vali Köşger, Kayalık Camisinde incelemelerde bulun...
Uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
Polis, ’rüşvet dolarları’nı ele geçirdi
Sağlıklı nesiller için bilim insanları Konya’da bu...
Kepez’de 1 kilo 260 gram uyuşturucu madde ele geçi...
Polisin torbacı operasyonunda 2 kişi tutuklandı
Bursa’daki feci kaza: Torunun ardından dede de kur...
Bursa’da 14 kaçak göçmen yakalandı
Samsun’da tır tıra arkadan çarptı
Bingöl’de kesinleşmiş hapis cezası bulunan 4 şüphe...
15.8° / 6.3°

