Derin olan kuyu değil kısa olan iptir
Hayatın zorluklarına bahaneler üretme, çabanı gözden geçir. Nobusan’ın dediği gibi; "Derin olan kuyu değil kısa olan iptir." Daha derine inmek, ancak daha uzun bir ipe sahip olmayı gerektirir. Kendini geliştir
Nobusan der ki;
“Derin olan kuyu değil kısa olan iptir”
Modern dünyanın karmaşık hedefleri ve zorlukları karşısında yetersizlik hissine kapılan bireylere, Gazeteci-Yazar Erdal Güven tarafından paylaşılan yeni Nobusan öğretisinden sarsıcı bir cevap geldi. Gün batımında kuyu başında elinde kısa bir iple duran bilge figürü, sorunun hedeflerin büyüklüğünde değil, bizim o hedeflere ulaşmak için kullandığımız araçların yetersizliğinde olduğunu hatırlatıyor.
Sorunun Adresini Doğru Belirle
Nobusan’ın "Derin olan kuyu değil kısa olan iptir" tespiti, yaşamda karşılaşılan başarısızlıkların sorumluluğunu dış dünyadaki zorluklara yükleme eğilimine karşı güçlü bir eleştiri sunuyor. Bu öğretiye göre; hayatın sunduğu imkanlar, bilgi ve tecrübe derinleşmeyi bekleyen birer kuyu gibidir. Eğer bu derinliğe ulaşamıyorsak, kuyuya kızmak yerine kendi çabamızı, donanımımızı ve irademizi (yani ipimizi) uzatmamız gerekir.
İçsel Gelişime Çağrı
Görseldeki Nobusan’ın tebessümü, bu farkındalığın getirdiği dinginliği simgeliyor. Uzmanlar, bu felsefenin bireysel gelişim sürecinde odağı dışsal engellerden içsel eksikliklerin giderilmesine kaydırdığını belirtiyor. Nobusan, bir kez daha vurguluyor: Eğer hayatın derinliğini tadamıyorsan, kuyuya değil, elindeki kısa ipe (bilgine, sabrına, emeğine) bak ve onu uzatmanın yollarını ara.

