Tarih: 29.11.2025 20:12
Uzmanlardan gıda ve kimyasal zehirlenme uyarısı
Türkiye'de son dönemlerde art arda yaşanan zehirlenme olayları, toplumda ciddi bir farkındalık oluşmasına neden oldu. Özellikle kalabalık düğün organizasyonlarında tavuk kaynaklı toplu gıda zehirlenmelerinin sıkça görüldüğüne dikkat çekilirken, İstanbul'da Böcek ailesinin tüm fertlerinin yaşamını yitirdiği kimyasal kaynaklı zehirlenme olayı endişeleri artırdı.
Uzmanlar, hem gıda güvenliğine hem de kimyasal maddelerin erişimine yönelik uyarılarda bulunuyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Tıbbi Toksikoloji Uzmanı Dr. Vildan Özer, Türkiye'de en sık karşılaşılan zehirlenme türünün gıda kaynaklı zehirlenmeler olduğunu söyledi.
Soğuk hava koşullarının başlamasıyla birlikte halk arasında "Tavuk ürünleri soğukta bozulmaz" düşüncesinin yaygınlaştığını, bunun da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını vurgulayan Özer, tavuk ürünlerinin dışarıda bekletilmesi veya uzun süre marinasyon için dışarıda bırakılmasının tehlikeye davetiye çıkardığını kaydetti. Özer, "Son dönemlerde zehirlenme haberleri sıklıkla karşımıza çıkmaya başladı. Bu konuyla ilgili farkındalık da arttı. Aslında gıda kaynaklı zehirlenmeleri sürekli görüyoruz. Ancak İstanbul'daki Böcek ailesinin tüm fertlerinin yaşamını yitirmesi, toplumda daha büyük bir farkındalık oluşmasına neden oldu. Gıda kaynaklı zehirlenmeler ülkemizde en sık görülen zehirlenme türüdür. Soğuk havaların başlamasıyla özellikle et ve et ürünlerinin özellikle de tavuk ürünlerinin dışarıda uzun süre kalsa bile bozulmayacağına dair yanlış bir algı var. İnsanlar et ürünlerinin daha çok sıcak havalarda bozulacağını, soğuk havalarda ise sorun olmayacağını düşünüyor. Bu yanlış algı nedeniyle özellikle tavuk ürünlerinin marine edilerek dışarıda bekletilmesi sırasında ciddi zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Tavuk ürünleri alındığında hızlı tüketilmesi gerekir. Dışarıda profesyonel şekilde soğuk zincirle taşınsa da ev ortamında buzdolabına konulduğunda soğuk zincir bozulmuş olur. Bu nedenle dışarıdan alınan tavuk ürünleri buzdolabında en fazla 48 saat bekletilmelidir. Bekletilecekse dolabın en soğuk olan alt rafında tutulmalı ve 48 saat içinde tüketilmelidir. Zehirlenmeden şüphelenmemize neden olacak belirtiler; bu şekilde şüpheli bir yemek yeme öyküsü sonrası ilk 8 saatte başlayan bulantı, kusma ve ishaldir. Mantar veya şüpheli tavuk ve et ürünleri tüketildiyse ve bu şikayetler ortaya çıktıysa hastaneye başvurmak gerekir" dedi.
"Yanlış ürün yanlış amaçla kullanıldı"
Otel ve konut ilaçlamalarında kullanılan ürünlere de dikkat çeken Özer, Böcek ailesinin yaşamını yitirdiği olayda olduğu gibi kimyasal ajanların halk tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığını söyledi. Özer, "Kimyasal kaynaklı zehirlenmelerde Böcek ailesinin yaşadığı olayda olduğu gibi halkın bu tür bir ajandan zehirlendiğini anlaması mümkün değildir. Olay yeri incelemeleri ve Adli Tıp Laboratuvarlarının geniş kimyasal ajan tespit yöntemlerine rağmen, bu kişilerin ne sebeple zehirlendiği bir hafta, on gün içinde ortaya çıkabildi. Dolayısıyla halkın da hekimin de böyle bir ajandan kaynaklanan zehirlenmeyi tahmin etmesi oldukça güç olabilir. Bunu önlemenin tek yolu; panzehiri de olmayan bu ajanlara kolay ve ucuz şekilde erişimin engellenmesi ve denetimlerin artırılmasıdır. Otelde yapılan ilaçlamanın muhtemelen hamam böceği veya tahtakurusuna yönelik bir uygulama olduğu düşünülüyor. Ancak bu tür ajanlar, insanların aktif olarak bulunduğu yaşam alanlarında kullanıma uygun değildir ve bu koşullar için ruhsatlandırılmamıştır. Yanlış ürün yanlış amaçla kullanılmıştır. Böyle bir zehirlenme etmenini halkın ve doktorların tanıyıp anlayabilmesi her zaman mümkün olmamaktadır. Zira bu tür kimyasallara maruziyet sonrası en sık görülen bulgular genellikle bulantı, kusma ve ishaldir; çoğu insan bunu gıda zehirlenmesi sanabilir. Birçok viral hastalık da bu belirtilerle başladığı için hastaneye başvuran kişilerde, doktorun tanı koyması her zaman mümkün olmayabilir. Çünkü zehirlenme vakalarının çok azında laboratuvar tetkikleri ile tanı koymak mümkündür. Örneğin karbonmonoksit zehirlenmeleri veya bazı ilaç zehirlenmelerinde bunu kan tahlilleriyle gösterebiliriz. Ancak maalesef çoğu kimyasal zehirlenmede kan tahlilleri tanı koydurucu değildir. Bu nedenle, kan tahlilleriyle saptanamayan zehirlenme durumlarında tanıya yardımcı olabilecek en değerli unsur, hastanın verdiği kapsamlı ve ayrıntılı öyküdür" diye konuştu.
"Tahliller temiz çıkabilir ama sorun devam ediyor olabilir"
Tahlillerde herhangi bir bulgu çıkmamasının zehirlenme olmadığı anlamına gelmediği, zehirlenme dışında farklı sağlık sorunlarının da bulantı ve kusmaya yol açabileceği hatırlatan Özer, "Tahlillerde bir bulgu çıkmaması, bir sorun olmadığı anlamına gelmez. Bulantı kusma gibi şikayetler hemen hemen her hastalıkta ortaya çıkabilir. Örneğin baş ağrınız olduğunda bile bulantı kusma yaşayabiliyorsunuz. Yani bu belirtilerin olması hem ciddi bir durum olduğunu hem de olmadığını gösterebilir; kesin bir yargıya varmak her zaman mümkün değildir, hastanın muayene bulguları ve verdiği öykü ile birlikte olayı değerlendirmek gerekir. Özellikle toksikoloji alanında bölgenin en büyük ve önemli merkezlerinden biri olarak bize başvuran hastalarda adeta bir dedektif gibi hareket ediyoruz. Hastanın bu olaydan etkilenen başka kişilerle teması olup olmadığı, en son ne yediği, çevrede ne bulunduğu gibi her detayı tek tek soruyoruz" ifadelerini kullandı.
Ulusal Zehir Danışma Merkezi: '114'
Tüm vatandaşların zehirlenme şüphesi olduğunda 24 saat hizmet veren Ulusal Zehir Danışma Merkezi'ni arayabileceklerini kaydeden Özer, "Türkiye'de Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) bulunmaktadır. Zehirlenme şüphesi durumunda ya da hastaneye ulaşımın zor olduğu durumlarda özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kişiler için 114 hattı 7/24 aranabilir. Bu hat sadece zehirlenme durumlarında değil, bilgi almak için de kullanılabilir. Ancak bu numara yeterince bilinmediği için birçok kişi doğrudan hastaneye başvuruyor. Oysa vatandaşlar bulundukları yer fark etmeksizin 114'ü arayarak zehirlenme açısından değerlendirme ve yönlendirme alabilir, hastaneye gidip gitmemeleri gerektiği konusunda bilgi edinebilirler" uyarısında bulundu.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —