Tarih: 18.03.2026 11:03
Uzmanından bayram için ’2 dilim’ uyarısı
Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Ezgi Ertal Akgöz, Ramazan Bayramı için beslenme tavsiyelerinde bulundu. Tatlı tüketirken günün tamamı düşünülerek ufak porsiyonlar tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Akgöz, '2 dilim' uyarısında bulundu.
Ramazan Bayramı ile birlikte beslenme alışkanlıkları da eski haline dönüyor. Ancak bu değişim, kontrol altında tutulmadığı takdirde sindirim sorunlarına yol açabildiği gibi, özellikle diyabet hastaları için de sakıncalı olabiliyor. Ramazan Bayramı için tavsiyeler veren Biruni Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Ezgi Ertal Akgöz, dikkat edilmesi gereken noktalara değindi.
Sindirim problemlerinin önüne geçmek mümkün
İki öğün beslenmeden üç öğüne geçilmesiyle sindirim sorunları yaşanabileceğini belirten Akgöz, "Yoğun beslenme bizim için beraberinde belli sindirim problemlerini, kan şekeri dalgalanmalarını meydana getiriyor. O yüzden biz istiyoruz ki buradaki geçiş kademeli olsun. Öğünlerimizi önce hafif artışlarla sonrasında düzeni kuracak şekilde planlamayı tavsiye ediyoruz. Önce kahvaltı öğününü oturtmak önemli. Kahvaltı alışkanlığını sağladıktan sonra küçük ara öğünlerle desteklemek, 2 ya da 3 ara öğünü sağlamak ama burada öğünlerdeki porsiyon miktarlarını dengelemek çok kıymetli. Bu ara öğünler, ana öğünlerdeki porsiyonları azaltmada oldukça yardımcı olur" dedi.
Lifli gıda ve su tüketimine dikkat
Lifli gıda tüketiminin ihmal edildiğini ve bu nedenle kabızlığın çok sık yaşandığını belirten Ezgi Ertal Akgöz, "O yüzden lifli yiyecekler, taze sebze meyveler, kuru baklagiller, tam tahıllı ürünler tüketmek çok önemli. Bir diğer önemli konu su tüketimi. Hem ramazanda hem ramazan sonrasında su tüketimini atlayabiliyoruz. Günde en az 2 litre su tüketerek bu tarz sindirim problemlerinin önüne geçilebilir" diye konuştu.
Sonraki öğünlerinde düşünülerek hafif bir kahvaltı yapılması gerektiğini vurgulayan Akgöz, "İlk günlerde çok fazla aşırıya kaçmadan, protein olarak bir yumurta ve peynir kahvaltıya dahil etmek, yanına lifi artırmak için taze sebzeleri eklemek, ekmek olarak 1-2 dilim tam tahıllı ekmeklerden tercih etmek oldukça doyurucu ve dengeli bir tabaktır. Eğer ki o ihtiyacı tam karşılayamadıysak sonrasındaki ara öğünlerimizde de bunu destekleyebileceğimizi bilmek lazım" dedi.
Günün tamamını planlayarak beslenmek önemli
Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklamak yerine kontrollü şekilde tüketilebileceğini belirten Akgöz, "Toplum olarak ikramı çok fazla geri çevirebilen bir toplum değiliz. Öğünlerde baştan planlı bir şekilde gitmekte fayda var. Örneğin bayram gününde hafif bir kahvaltıyla başlayın, çünkü günün ilerleyen zamanlarında daha farklı öğünler olacak, belki ziyaretlerde ikramlar, atıştırmalıklar olacak. O yüzden kahvaltıyı hafif tutmak sonrasında o yönetimi sağlamak adına da önemli. Tatlı tüketirken de porsiyonları küçük tutmak için iyi olacaktır. Günlük maksimum 1-2 dilim kadar baklava türü tatlı tüketilmeli. Maalesef bunun üzerine çıkılıyor. Sınırlama koymak, en azından sonraki ziyaretleri düşünerek tek bir dilim tercih etmek daha doğru olur" dedi.
Fiziksel aktivite günlük rutin haline gelmeli
Beslenme kontrolü kadar egzersizin de önemine dikkat çeken Ezgi Ertal Akgöz, "Bu noktada hareket de çok önemli. Ramazanda da açlık süresi olduğu için hareketlerimize çok fazla dikkat edemiyoruz ve hareketsiz kalıyoruz. Hem bayram sürecinde hem sonraki süreçte hayatımıza mutlaka fiziksel aktivite eklemek, günlük yürüyüşler yapmak, bütün problemleri azaltmada yardımcı olacaktır" diyerek sözlerini noktaladı.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —