Tarih: 12.02.2026 08:52

Şener Üşümezsoy’dan ezber bozan İstanbul depremi açıklaması

Facebook Twitter Linked-in

İstanbul'da beklenen olası depremle ilgili kamuoyunda oluşan "yüksek büyüklük" beklentisine Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan itiraz geldi. Mevcut fay segmentlerini inceleyen Üşümezsoy, özellikle Adalar hattına yönelik endişelerin yersiz olduğunu savunarak, bölgede 7.0 ve üzeri büyüklükte bir sarsıntı üretecek stres birikiminin bulunmadığını belirtti.

Adalar Segmenti Risk Taşıyor mu?

Üşümezsoy, Marmara Denizi'ndeki fay yapısına dair yaptığı değerlendirmede, Adalar segmentinin sanıldığı gibi devasa bir deprem üretme potansiyeli taşımadığını öne sürdü. Ünlü yer bilimciye göre, bu hat üzerinde yıkıcı bir enerji birikimi söz konusu değil ve dolayısıyla "felaket senaryoları" bilimsel verilerle örtüşmüyor.

Asıl Risk Silivri ve Kumburgaz Arasında

İstanbul için muhtemel bir hareketliliğe işaret eden Üşümezsoy, dikkatlerin başka bir noktaya çevrilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle Silivri ile Kumburgaz arasında uzanan yaklaşık 25 kilometrelik fay hattına parantez açan profesör, bu bölgenin 2009 yılından bu yana mercek altında olduğunu hatırlattı. Üşümezsoy, burada meydana gelebilecek bir depremin büyüklüğünü ise 6.0 ile 6.5 aralığında tahmin ettiğini dile getirdi.

Büyük Deprem Söylemi Fon Sağlamak İçin mi Kullanılıyor?

Açıklamalarında sadece teknik verilere değil, deprem yönetimi politikalarına da sert eleştiriler getiren Üşümezsoy, çarpıcı bir iddiada bulundu. 1999 depreminden beri sürekli dile getirilen "büyük deprem kapıda" söyleminin, uluslararası fonlardan kaynak sağlamak amacıyla canlı tutulduğunu savunan Üşümezsoy, bu kaynakların hazırlık süreçlerinde verimli kullanılmadığını iddia etti.

"İstanbul Depremi Senaryosu Miadını Doldurdu"

Kuzey Marmara genelinde sıkça tekrarlanan "büyük İstanbul depremi" tezinin artık güncelliğini yitirdiğini savunan Üşümezsoy, vatandaşların panik havasına sokulmasına tepki gösterdi. Yerel yönetimlerin ve bazı uzmanların yaklaşımlarını eleştiren yer bilimci, deprem gerçeğinin daha rasyonel ve bölge odaklı analiz edilmesi gerektiğini savundu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —