Menü Hürgün, İnsana ve Demokrasiye Dair Her Şey
Tarih: 24.03.2026 19:44
7 kişinin öldüğü yangın davasında aileler gözyaşlarına boğuldu

7 kişinin öldüğü yangın davasında aileler gözyaşlarına boğuldu

Facebook Twitter Linked-in

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin duruşma sonrası açıklama yapan gözü yaşlı aileler, "Bu bir cinayet, evlatlarımızın kanı yerde kalmasın" dedi. Müştekiler, sanık İsmail Oransal'ın her gün iş yerinde bulunduğunu, emirler verdiğini ve "Çabuk olun, yetiştirmeye çalışıyoruz" dediğini belirterek, "Bir dakika bile işe geç gitseydik, babasına 'bunları gönder' diyordu" ifadelerini kullandı.
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen duruşma yarına ertelendi. Gözü yaşlı aileler, duruşma sonrası açıklama yaptı. Ölen Tuğba Taşdemir'in annesi gözyaşları içinde "Kızımın kan yerde kalmasın. Ben anneyim, ben acı çektim başka anneler çekmesin. Ciğerim yanıyor. Lütfen arkamızda durun. Kızımı toprağa koydum. Kızım ölümü hak etmedi. Bu cinayettir" diye konuştu.

"Dosyanın Türkiye gündemine gelmesini zorlaştırmak için ellerinden gelen yapıldı"
Duruşma başlayana kadar karşılarına birçok engel konulduğunu söyleyen müşteki avukatlarından Lütfi Sabri Batı, "Sabah karşımıza birçok engel çıkarıldı. İnsanların telefonlarıyla giremeyeceği söylendi. Basının telefonlarıyla giremeyeceği ifade edildi. Bunun duruşmanın aleniyetine aykırı olduğunu defalarca dile getirdik. İçeride katman katman arama sınırları oluşturuldu. Basının içeriden haber yapmasını, anlık aktarım yapılmasını ve bu dosyanın Türkiye gündemine gelmesini zorlaştırmak için ellerinden gelen yapıldı. Yarın saat 10.00'da duruşma devam edecek. Yarın da aynı sorunlarla karşılaşma ihtimalimiz var. Ama biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Buradan tüm ilgililere, tüm muhataplarımıza sesleniyoruz. Dosyanın avukatları olarak mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Basın emekçilerinin işlerini yapmasına, hukukun uygulanmasına, dosyanın aleniyetine ve bu toplumsal dosyanın halktan kaçırılmasına engel olacağız. Tüm halkımıza da buradan çağrımızdır. Yarın saat 10.00'da buradaki duruşma devam edecek. Tüm halkımızdan bu mücadeleyi sahiplenmesini, ailelere destek olmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

"İçeride adeta bir tiyatro oynandı"
Duruşmada yaşananları anlatan Batı, "İçeride adeta bir tiyatro oynandı. Sanık sorgusu son derece kötü yürütüldü. Birçok yalanın ortaya döküldüğü, olayın arka planındaki gerçeklerin duruşma salonunda da açığa çıktığı bir süreç yaşandı. Ancak bu süreçte aynı zamanda ciddi bir baskı ve zorluk ortamı da vardı. Avukatlar olarak sorularımız bölünüyor, provoke ediliyoruz. Bu nedenle zaman zaman gerginlik yaşandı. Bugün yalnızca İsmail Oransal dinlenebildi. Normalde iki günlük duruşma planlanmıştı. İlk gün, yani bugün, tüm sanıkların dinlenmesi; yarın ise kalanların dinlenmesi öngörülüyordu. Ancak ilk günün sonunda yalnızca tek bir sanığa soru sorabildik. Saat 17.00'de duruşma sonlandırıldı" ifadelerini kullandı.

"İsmail Oransal işçilere emirler yağdırıyordu"
Müşteki Emine Bulut ise, "İsmail Oransal birçok yalan söyledi. İsmail'in insanlara nefes aldırmadan çalıştırdığını biliyorum. Her gün orada olduğunu, emirler verdiğini, 'çabuk olun, yetiştirmeye çalışıyoruz' dediğini biliyorum. Kardeşlerinin eşlerinin, annelerinin de oraya geldiğini biliyorum. Bunları inkar etmesinler. Bugün anlattıklarının çoğu yalandı. Babasıyla görüşmediğini söyledi ama her gün yanındaydı" dedi.

"Bir dakika bile işe geç gitseydik İsmail Oransal babasına, 'bunları gönder' diyordu"
Olay tarihini anlatan müşteki Ayten Aras ise, "Biz sabah saat 08.00'de işe başladık. Çalışanlarda Tuncay ise ürün hazırlıyordu. Karışımı hazırlayıp fabrikanın ortasına getirdi. O sırada bir patlama sesi geldi. Bir anda her yer alev aldı. Üzerim başım tamamen yanıyordu. Kendi çabamla dışarı çıkabildim. Nasıl çıktığımı hala bilmiyorum. Üzerimdeki ateşi kendim söndürdüm. Yaralı olarak çıktım. İsmail Oransal yalan söylüyor, babasıyla birlikte çalışıyordu. Eşi de geliyordu. Biz oradaydık, her şeyi gördük. Bir dakika bile işe geç gitseydik İsmail Oransal babasına, 'bunları gönder' diyordu" diye konuştu.

Ne olmuştu?
Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti.
Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edilmişti.

İstenen cezalar
İddianamede; kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile abisi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'nitelikli mala zarar verme' suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
İddianamede, fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22'şer yıl 6'şar aya kadar hapis talep edilmişti. Ayrıca Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B.'nin ise 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi istenmişti.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —